Neden Sivilce?
Blogun sivilce olmasının farklı nedenleri var aslında… Öncelikle sivilce sivil gibi düşünen, tam sivil olmayı başaramamış ama sivil gibi davranmaya çalışan, sivil yaklaşımlara sahip olmaya çalışan kişilerin blogu. Buradakiler tamamen sivil olduğunu iddia etmiyor, olsa olsa sivilce olabiliriz…
Sivilce düşünenlere (civics) taa antik Yunan’da Roma Devri’nde şehir hayatına geçişle birlikte (civilitas) rastlıyoruz aslında. Kendilerine ait bir dilleri bile var ki bu dile de Sivilce deniyor. Hatta demokrasi, hak, özgürlük gibi kelimelerin hepsi bu civicus’ların dili olan Sivilce’den İngilizceye Frenkçeye geçmiş. (Unutmadan belirtelim ayran ve yogurt da Türkçe’den Sivilceye geçen kelimeler arasında) Bu ilk sivilceler rönesans hümanizm fransız ihtilali derken bazı batı toplumlarında aktifleşip güçlenmişler bazı toplumlarda ise sesini çıkaramayan azınlık olarak kalmışlar. Bir kısmında da sivil toplumcular toplumdan uzaklaşmış kendi aralarında yaşayan izole bir komünite olmuş.
Türkiye’deki sivilcelerin tarihsel gelişimine bakarsak ilk sivilcelerin nereden nasıl geldiğini çok bilmiyoruz. Türkiye’deki sivilcelerin büyük bölümü kendi dilleri olan hak temelli yaklaşımı demokrasiyi unutmuş, yardımlaşma dayanışma üzerinden var olmaya çalışmışlar. Yakın tarihe bakarsak Türkiye’deki sivilceler 1980′de fetret devri yaşamış sonra tekrar yükselme dönemine geçmişlerdir. Türkiye’deki sivilceler şu an “Projeciler Devri”ni yaşamaktalar. Projeciler Devri bir nevi aydınlanma refah çağı lale devri gibi görünse de aslında sivil toplumcuların toplumdan çıktıkları para pulla birlike ne yapacaklarını şaşırdıkları bir dönem. Hatta bu dönemde Sivilce diline mantıksal çerçeve, çarpan etkisi, sürdürülebilirlik gibi kelimeler ekleyip halktan tamamen uzaklaşmaya bambaşka bir dil konuşmaya başlamış sivilceler.
Bu dönemde piyasada çokça sivil toplumcu yetişmeye başlamış. İşte bizler 80 sonrası sivil toplumcu sivilcelerin aktivistçelerinden don kişotçular boyundan geliyoruz…
Sivilceler güçlendikçe ve politikalarda kararlarda söz sahibi olup yanlış giden birşeylerde çıban gibi yükselmeye diretmeye başlayınca halk arasında ve tıpta en küçük çıbana da sivilce denilmeye başlanmış. Zamanla anlam kaymasına uğrayan bu kelime sonrasında küçümseme ve tiksinme amacıyla kullanılır olmuş. Bu sivil toplumcular böyledir, sivilce gibi olmadık yerden çıkarlar patlatırsın geçer diyenler olmuş. Halbuki bilmezler ki bir yerde sivilce çıkıyorsa o görünmeyen altta kalan saklanan ört bas edilenlerin dışa vurumudur, ayyuka çıkmasıdır. bazen tek bir sivilce birşeyleri değiştirmek için yeterli olmuş bazense tek başımıza dikkate alınmıyoruz peki ya yüzlerce sivilce biraraya gelsek nasıl olur diye ağlar oluşturmuşlar. Bu sivilceler delikanlıların buluğ çağında kendilerini kaptırdıkları bir sevdadır gelir geçer diyenler olmuş, ama gencinden yaşlısına kadınından engellisine her alanda sivilceler çıkmaya başlayınca artık anlaşılmış ki toplumda sivilceleri yok sayarak devam edilemez…
Peki bu blog nedir?
Bu blog sivilcelerin sivil hayatta karşılarına çıkan önemli önemsiz tespitleri, gözlemleri, kişisel yorumları, serzenişleri ve en önemlisi dedikoduları için yapılmış STÖ duyuru ve etkinlik sitesi olmayan, sivil toplumcuların kendilerine dair paylaşımlarda bulundukları bir blog’tur. Bir amacı yoktur, sivil camiadaki dedikoduları yakından takip etmek, STÖ profesyonelleri, üyeleri, gönüllüleri kim ne yapıyormuş, kimin başına ne gelmiş haberdar olmak paylaşmak amaçlı bildiğimiz bir blog’tur.
Ben de yazmak istiyorum ne yapmam lazım?
Üstte sağda ben de yazıyorum diye bağlantı var oraya tıklıyorsunuz.
Ben bu üstteki linki bulamadım, nasıl yazar olabilirim?
Hahha seni başka bloga alalım, herkes yazabilir dediysek bu kadar da değil tabi :)
Herşey iyi hoş güzel de sivilce ne be? daha güzel isim bulunamadı mı?
Başka birşey bulursan söyle değiştiririz nolcak :)
Takip Ettiğimiz bazı site ve bloglar…
http://ilkerender.blogspot.com

supersiniz…