Mustafa Kemal arkadaşlarıyla birdir bir oynarken sıra kendisine geldiğinde oyunu durdurmuş ve ben kimsenin önünde eğilmem demiş. (MEB onaylı ilkokul 2. Sınıf Sosyal Bilgiler Okuma Parçası)
Şu anki muhakeme yeteneğimle bu hikayeden Atatürk’ün çocukluğunda bile özgür ruhlu, olgun karakterli, liderlik vasfına sahip, yenilmez bir savaşçı edasında Türk’ün boynunu hiçbir zaman eğdirmeyecek kadar özgüvenli , özgürlük ve bağımsızlık yanlısı, başı dik biri olduğu sonucunu çıkarabiliyorum.
Ama ilkokul 2. sınıftayken öğretmen test yapmak yerine bu sefer enterasan birşeyler deneyeyim diyerek “okuduğunuz bu hikayeden çıkardığınız anlam ve sonuçları irdeleyiniz“ diye bir yazılı sorusu sorsaydı, muhtemelen şunları yazardım:
1- Mustafa mızıkçının önde gidenidir. Bizim sınıfta olsaydı oyuna almaz dışlardık, muhtemelen tek başına dolanırdı. Uzun eşekte de anca yastık olurdu.
2-Mustafa’nın 7 yaşındayken birinin önünde eğilmeyi aşağılanmak olarak algılaması biraz tuhaf ve aşağılık kompleksi gibi görünse de yine de tercihini saygıyla karşılarım. Ama madem birinin önünde eğilmek iyi bir davranış biçimi değil, sen niye eğilmiş başkalarının sırtından atlıyorsun? Mustafa, kendisine yapılmasını istemediği şeyleri başkasına yapan, insanları ezmekten hoşlanan bir adam olabilir, uzak durmak lazım.
3- Mustafa henüz 7 yaşında olmasına rağmen, yaptığı mızıkçılık sonrasında ben eğilmem kardeşim diye artistik havalarda cevaplar veriyor, biraz gıcık ve sınıfın kabadayısı geçinmeye çalışan biri olabilir, okul çıkışında tokat manyağı yapmakta fayda var.
4- Henüz 2. sınıf olduğumdan sosyal psikoloji falan görmedim ama bu hikayeden illa bir liderlik vasfı çıkarmamız gerekiyorsa bu davranış biçimi ancak diktatör bir liderin vasfı olabilir diye düşünüyorum. Sanki sınıfta herkesin sırtına binip kendisi eğilmeyen gıcık çocuğu okul çıkışında tokat manyağı yapmak için sınıfı örgütleyen ve sırtına binilenlerin haklı mücadelesini yapan çocuk daha bir lider göründü gözüme..
5- Lan beynimle ne alıp veremediğiniz var, daha ikinci sınıfım şimdiden bulandı yok şemsipaşa ilkokulu, yok mısır tarlasında karga kovalayan sarı saçlı mavi gözlü yenilmez lider. çocuğum lan ben, teneffüste bahçede birdir bir oynıcaktık onun da içine ettiniz..
(Bu yazıyı eleştirenlerin ilkokul 2. sınıftaki halimi kendilerine muhatap aldıklarını düşünüp mutlu olucam:)

atturk’u laf etmen lan! deermisim. demem. edin. edelim. uc yasindaki bebeye ataturkculuk ogretmeye harcadigimiz enerjinin onda birini endustrinin herhangi bir alanina harcasa idik o alanda muasir medeniyetler falan yani. okeye donuyorduk diyorum
great leaders have great egos, kiddo, haven’t you learned?
I haven’t learned that. Where did you learn it from? Ataturk’s principles and reforms books, maybe? And why the hell are speaking in English? Press 2 for Turkish :)